Ormanın Kalbi – Ori and The Blind Forest Definitive Edition

15

Selamlar herkese! Nasılsınız, keyfiniz yerindedir umarım. Yaz tatilinin keyfi umarım doyasıya çıkıyordur. 2018 Steam Yaz İndiriminde aldığım ve “keşke daha önce alsaydım” dediğim Ori and The Blind Forest bugün konuğumuz olacak. Güzel bir yolculuğa hazır olun, çünkü bu oyun tam anlamıyla bir şaheser.

 

Işık huzmesi

Ori and The Blind Forest, fırtınalı bir akşamda ulu bir ağacın dallarından kopan bir “ışık” huzmesinin Naru adında bir canlının onu bulmasıyla başlıyor. Naru, bulduğu ışık huzmesinin aslında “kedi-vari” bir canlı olduğunu görüyor ve onu bağrına basıyor. Ormanda Naru ile beraber mutlu bir hayat süren ışığımız Ori bir gece ansızın ulu ağaçtan yayılan ışıklar görür. Bu olay sonrasında canlılık taşan orman ise yavaş yavaş kurumaya, ölmeye başlar. Yaşanan bir takım olaylar sonucu yuvasından gitmek zorunda olan Ori, kendini yollara vurur. Ancak gittikçe enerjisi azalır ve neredeyse ölecek duruma gelir. Ulu ağaç ise son bir gayretle Ori’ye bir kez daha can verir ve böylelikle maceramız başlar.

 

Hikayenin başlangıcı bu şekilde. Tabii ki, spoiler olmaması adına atladığım, üstünü kapalı anlattığım bir sürü olay var. Hikayenin başlangıcına bakacak olursak Ori and The Blind Forest en muhteşem girişi yapamamış olsa da, gayet güzel ve oturaklı bir girizgah yaptığını söylemek mümkün. Oyundaki hikaye “ulu ağacın” ağzından anlatılıyor. Buradaki ulu ağaç bir çok kültürde gördüğümüz; ilk başta Hitit ve Asur mühürlerinde karşımıza çıkan “hayat ağacı”ndan başkası değil. Bu ve yazının ilerleyen bölümlerinde değineceğim birkaç detay sayesinde diyebiliriz ki, Ori and The Blind Forest besinin çoğunu dünya uzakdoğu kültürü ve mitolojisinden alıyor.

 

Işık, Karanlığa Karşı

Belki de dünyanın en eski savaşından ışığın karanlıkla olan sonu gelmez dansı. Ori and The Blind Forest’da bu dansı bizlere sanatın gücünü kullanarak fazlasıyla gösteriyor. Oyunun oynanış mekaniklerine geçmeden önce bahsetmem gereken şey kesinlikle oyunun sanatsallığıdır. Oyunun çizimleri, detayları ve özellikle müzikleri kesinlikle harika. Last Day of June yazısında da söylediğim gibi; Sanat, oyun içindir. Oyunun grafiklerine baktığımızda oyunda kullanılan renklerin uyumu, her bölgenin farklı bir tonu, farklı bir ruhunun olması ve eski yerlere benzememesi yaşayan bir ormanı bize sunması, Ori and The Blind Forest’ın yaptığı en iyi işlerden biri.

 

Görselde de gördüğünüz gibi; çizimler, kullanılan renkler, verilen hissiyat harika. Oyunun her saniyesi benim için görsel şölen oldu bu açıdan. Bunun dışında oyunun müzik seçimi ise zaten başka bir dosya konusu. Her ortama uyan, duyduğunuz an tüylerinizi ürpertebilecek ezgilerle kulaklarınız resmen bayram edecek. O yüzden, eğer görsellik ve müzik bir oyunda sizin için önemli bir yer tutuyorsa kesinlikle oynamanız gereken oyunlardan biri bu. Ha tutmuyorsa sorun yok, siz her türlü ona hayran olacaksınız.

 

Orman’ın Ruhu Geri Gelene Kadar

Oyunumuz Platformer oyunların güzel bir örneği. Bolca atlayıp zıpladığımız, fazlasıyla düşman patakladığımız ve çok daha fazla her şeyden kaçındığımız bir oyun. İçerisindeki yetenek sistemi ile Ori’yi kendimize uygun bir savaş makinesi kıvamına getirebiliyoruz. Oyunun zorluk derecesine bakarsak eğer, normal ve türe biraz aşina olan bir oyuncu için (bknz: ben) biraz zorlayacak cinsten bir oyun. Yeri geliyor hızlı düşünüp hemen karar vermemiz gerekiyor, yeri geliyor – tam anlamıyla- santim hesabı yaparak bir yerden başka bir yere atlamaya çalışıyoruz. Oyun, hem hızlı düşünme hem de refleksleri geliştirmek açısından gayet yararlı.

 

Oyunda dikkatimi çeken şeylerden biri de kayıt sistemiyle yetenek geliştirme sistemi oldu. Aslında tam ifade edemedim, doğrusu şöyle. Yetenekleri geliştirmek için bir noktada oyunu kaydetmemiz gerekiyor veya önceki kaydı yaptığımız yere gidip oradan geliştirebiliyoruz. Peki oyunun kayıt sistemi nasıl oluyor? Ori’nin sahip olduğu iki “değer” var. Bir tanesi klasik can, diğeri de klasik yeteneklerini kullanabilmesi için gereken enerji. Ancak oyunu kaydedebilmek için enerjinizi feda etmeli ve “ruh bağı” kurmalısınız. Temelde oyunun istediğiniz bölümünde kayıt almanızı sağladığı için bu sistem iyi, ancak benim gibi bu sisteme alışık olmayanlar için ilk başlarda oyunu kaydetmeyi unutmak ve öldüğünde taaaa en başa dönmek biraz can sıkıcı. Ayrıca bazen yeri geliyor, hiç enerji kristali bulamıyorsunuz. Çünkü oyunda can da enerji de kendi kendine yenilenmiyor.

 

Kıssadan Hisse

Genele bakacak olursak, Ori and The Blind Forest her oyuncunun yaşaması gereken muazzam bir deneyim. Grafiklerinden, müziklerine gayet güzel olan ve hikaye konusunda ortalamanın bir tık üstünde olan oyun eğer türün zorlu üyelerine aşina değilseniz sizi fazlasıyla zorlayacak bir oyun. Ancak garip bir şekilde bu zorlama sizi o kadar da sinir etmiyor, en azından ben o kadar sinir olduğumu hissetmedim. O yüzden siz en iyisi oyunu satın alın ve daha sonra bana teşekkür edin.

 

Künye:

Çıkış tarihi: 27 Nisan 2016

Geliştirici: Moon Studios GmBh

Yayıncı: Microsoft Studios

Platformlar: Xbox 360, Xbox One, Windows

Tür: Macera, Platformer

 

 

 

 

8

Hikaye

7.4/10

Grafik

8.9/10

Müzik

8.5/10

Oynanış

7.2/10

Artıları

  • Grafik
  • Müzik
  • Evrenin nefes alması

Eksileri

  • Kontroller biraz zor
  • Oyun bazı yerlerde fazla zorlaşıyor

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: